Performans Kaygısı

Vaka Tanımı
Özellikle sorumluluk gerektiren karar alma süreçlerinde veya bir performans sergilenmesi gereken anlarda; hata yapma ihtimaline karşı geliştirilen aşırı hassasiyet gözlemlenebilir. Bu tabloya sahip bireylerde, atılacak her adımın "kusursuz" olması gerektiğine dair bir iç baskı hakimdir. Zihin, olası bir hatayı sadece bir "yanlış" olarak değil, bir "tehdit" olarak algıladığı için karar verme anlarında bir duraksama veya aşırı erteleme davranışı ortaya çıkabilmektedir. Bu durum, bireyin yetkinliğine rağmen kendi kapasitesinden şüphe duymasına ve süreçlerden kaçınmasına neden olan bir zihinsel yük oluşturur.
Süreç
Psikolojik danışma sürecinde, bu performans baskısının sinir sistemi üzerindeki "donma" etkisi ve hayatta kalma mekanizmasıyla olan bağı analiz edilir. Hata yapmanın bir "güvenlik tehdidi" olarak kodlandığı geçmiş yaşantılar ve öğrenilmiş başarı kalıpları üzerinde durulur. EMDR perspektifiyle, zihnin performans anlarında verdiği "tehlikedeyim" sinyalini sakinleştirmeye ve geçmişteki başarısızlık veya yetersizlik hissettiren kayıtları bugünkü gerçeklikten ayırmaya odaklanılır. Bireyin, belirsizlik altındayken bile bedensel ve zihinsel dengesini (regülasyon) koruyabilmesi için gerekli olan içsel kaynaklar güçlendirilir.
Sonuç ve Kazanım
Sürecin sonunda bireyin, hata yapma ihtimalini yaşamın doğal bir parçası olarak kabul edebilme ve belirsizlik anlarında dahi eyleme geçebilme kapasitesinin artması hedeflenir. "Ya yanlış yaparsam?" sorusunun yarattığı felç edici etkinin yerini, daha esnek ve çözüm odaklı bir bakış açısına bırakması desteklenir. Performans anlarının bir sınavdan ziyade bir "deneyim" olarak algılanmaya başlanması ve bireyin profesyonel/akademik alanda kendi kontrolünü yeniden kazanması temel bir kazanım olarak görülür.